Özge Budak ikinci kitabı Düş Kapanı ile yeniden okur ile buluşuyor.

Hepsi kadın. Her biri kendi dokunaklı hikâyesinin baş kahramanı. Hiçbiri birbiriyle aynı zaman diliminde yaşamıyor. Ama zamanlar değişse de dünyalar değişse de bazı kadınların yakarışları benzer

Hepsi kadın. Her biri kendi dokunaklı hikâyesinin baş kahramanı. Hiçbiri birbiriyle aynı zaman diliminde yaşamıyor. Ama zamanlar değişse de dünyalar değişse de bazı kadınların yakarışları benzer kalıyor.

Özge Budak ikinci kitabı Düş Kapanı ile yeniden okur ile buluşuyor. İlk romanı Girit’in Perileri 2018 yılında Aya Kitap’tan yayımlanan Budak bu kez bir öykü kitabı ile karşımızda. Yazar öykülerinin kahramanları olan beş ayrı kadının, beş benzer masalını, şahsına münhasır karakterlerle ve özgün bir anlatımla, zamansız ve mekânsız acıların içindeki o hiç kaybolmayan umut ışığını arıyor.

Özge Budak, gazetecilik hayatı boyunca yüzlerce olaya tanıklık etti. Her yastan ve kültürden sayısız insanla tanıştı. Onlarla birlikte güldü̈, birlikte ağladı... Özellikle kadınlarla... Hepsinden bir parça yerleşti içine yıllar boyunca. O parçalar biriktikçe zihni de kalbi de zenginleşti. Ruhuna kazınanlar onun hayal dünyasıyla birleşince, hayatın acımasız gerçeklerinin masal tadında anlatıldığı hikâyeler çıktı ortaya. Bunlar kimsenin birebir hayat hikâyesi olmadı hiçbir zaman. Dinlediği, izlediği, şahit olduğu hayatların, onun sahsına münhasır karakterlerinde can bulmuş̧ masallarına dönüştü.

Yazar bu kitapta, bu masallardan besini paylaşıyor. Her birinde, bir kadının özgün dünyasını, en az o dünya kadar özgün bir dille anlatıyor. En derin acıların bile içinde bir umut ışığı olduğunun altını çizmek istercesine...


Hibya Haber Ajansı

386
Okunma